Normal doğuma giden yolda adım adım neler oluyor?

Normal doğuma giden yolda adım adım neler oluyor?

Normal doğum için dokuz ay boyunca beklediğiniz, hep hayalini kurduğunuz, kimi zaman merakla araştırmalar yaptığınız kimi zaman da ‘Acaba normal doğum yapabilecek miyim?’ diye kendinizi sorguladığınız sürecin sonuna gelmiş bulunmaktasınız. Öncelikle bu azim ve kararlılığınız için sizi tebrik eder, mutlu bir şekilde doğumunuzun sonuçlanmasını dileriz.

Normal doğumun ne zaman bağladığı veya hangi sebeplerle başladığı henüz tam olarak bilinmemektedir. Normal doğum, terimsel olarak 38-41’inci gebelik haftaları arasında bebeğin uterus yani rahim dışına zarlar ve plasentası ile birlikte atılması işlevine denmektedir.

Anne adaylarının büyük bir kısmında beklenen doğum tarihinden yaklaşık 7-10 gün kadar önce doğum eylemi gerçekleşmektedir. Anne adaylarının yaklaşık yüzde 95’inin 40 haftaya kadar doğumu gerçekleşirken, yaklaşık yüzde 5’inin ise 40 haftadan sonra yapılmaktadır.

3 ana faktör etkili

Bir gebeliğin normal yoldan sonlanabilmesi üç ana faktöre bağlıdır. İlki, rahme bağlı (rahim kasılmaları), ikincisi bebeğe bağlı, üçüncüsüyse annenin kemik çatısına bağlıdır.

Normal doğum gerçekleşebilmesi için düzenli aralıklarla kasılmalar olması ve rahim ağzının açılmasına engel bir durum olmaması gerekmektedir. Rahim açıldıktan sonra devam eden kasılmalar ise bebeğin doğmasına yardım edecektir. Bebeğin uygun pozisyonda olması ve yine önünde bir engel bulunmaması gerekmektedir. Ayrıca bebeğin geçeceği yol ile bebek arasında bir uyumsuzluk söz konusu olmamalıdır. Bebeğin normalden iri veya yolun normalden dar olması doğumun olağan gidişatını engelleyebilmektedir.

Normal doğum sürecinde bebeğinizin yaptığı bazı hareketler vardır, bunları yapabilmesi için bebeğin başının pelvis yani leğen kemiğine yerleşmesi gerekmektedir. Bu durum ilk gebeliklerde 38’inci haftasından sonra başlamaktadır, ikinci veya daha sonraki gebeliklerde ise doğuma yakın son dönemlerde olması beklenmektedir.

Annede neler oluyor?

Bebek doğum kanalına yerleşirken, anne adayında da bazı değişiklikler olmaktadır. Bu değişim, rahim ağzında gerçekleşmektedir. Rahim ağzının yönü gebelik süresince makata doğru dönükken, bebeğin başının kanala yerleşmesiyle yavaş yavaş orta hatta gelmektedir. Bu hareketle birlikte yapısal olarak rahim ağzı yani doğum için yumuşamaya başlamaktadır. Daha sonra rahim ağzının 10 cm kadar açılması beklenmektedir. 37’nci gebelik haftasından sonra doktorunuz veya ebenizin yapmış olduğu muayene ile bebeğinizin yeri, rahim ağzının yeri, yumuşaklığı ve açıklığı kontrol edilerek, doğum hakkında ön bilgilendirme yapılmaktadır.

Doğum hangi mekanizma ile başlıyor?

Anne vücudunun bebeğin olgunlaştığını anlamasını ve sancıları başlatarak doğumu gerçekleştiren etkenlerin hangileri olduğu günümüzde hala daha tam  anlaşılmış değildir. Bu konuda çok çeşitli teoriler olmasına rağmen doğum olayı  gizemini korumaktadır.

Doğumun başladığını gösteren ön belirtiler

Yalancı doğum ağrıları (Braxton Hicks kontraksiyonları): Karnınızda gerilme ve ağrı ile birlikte kasıklarınıza doğru olan baskıdır. Düzensiz aralıklarla gidip gelen, süresi kısa (15-20 saniye), dinlenmekle geçen kasılmalardır. Yalancı doğum ağrısı, rahminizi doğuma hazırlayan egzersizlerdir ve rahim ağzında açılmaya neden olmaz.

Hafifleme: Gebeliğin son aylarında rahim göğüs kafesine kadar yükselir, yaptığı basınç nedeniyle nefes almak zorlaşır, mide ve bağırsak şikayetleri olur. Doğum yaklaştığında, özellikle 38’inci haftadan sonra ise bebeğin başının doğum kanalına yerleşmesi nedeniyle diyafram üzerindeki basınç azalır. Böylece annenin gebelik boyunca şikayet ettiği solunum sıkıntısı, mide ve bağırsak şikayetleri azalır.

Enerji artışı: Doğum eyleminden birkaç gün önce epinefrin hormonunun yükselmesi ile ani enerji artışı gözlenir. Bu nedenle bazı anneler kendilerini enerjik hissettiklerini söylerler. Bu enerji, ev temizliği için değil doğum eyleminde bebeği itmek için kullanılmalıdır.

Bel ağrısı: Relaksin (gevşeme hormonu) hormonunun eklemler üzerindeki etkisine bağlı olarak ortaya çıkar.

Gastrointestinal sistemdeki belirtiler: Doğum eyleminin başlangıcından hemen önce ishal, sindirim sorunları, bulantı-kusma görülebilir. Doğumdan 1-2 gün önce vücudun bağırsakları temizleme işleminden dolayı ishal meydana gelebilir.

Kilo kaybı: Doğumdan birkaç gün önce progesteron hormon düzeyinin düşmesine bağlı olarak iştahda azalma görülebilir ve sıvı atılımına bağlı olarak 1-2 kg verilebilir.

Doğumun başladığını gösteren gerçek belirtiler

Nişan: Halk arasında ‘nişan gelmesi’ olarak adlandırılan durumdur. Rahim ağzı tüm gebelik boyunca sümüksü bir tıkaçla kapalıdır. Bu tıkaç, bebeği dış etkenlere karşı korur. Doğum eyleminin başlamasıyla rahim ağzını tıkayan mukoz tıkaç (pembe- kırmızı akıntı) dışarı atılır. Doğum eyleminin başlayacağını gösteren önemli bir bulgudur. Genellikle nişane atılımından 24-48 saat sonra doğum eylemi gerçekleşir. Nişan belirtisini fark edebilmek için doğumunun son evrelerinde annenin beyaz iç çamaşırı giymesi ve her tuvalete gittiğinde bunu kontrol etmesi gerekmektedir. Nişan belirtisi gözlendiğinde, doktorunuza veya ebenize bilgi vermeniz gerekmektedir.

Doğum sancısı: Rahim ağzında yumuşama ve açılmaya sebep olan gerçek doğum kasılmaları, düzenli aralıklarla tekrar eden şiddeti gittikçe artan ve araları kısalan 2 veya 4 dakikada bir gelen, 45-60 saniye süren, rahimde açılma ve silinmeye yol açan ağrılardır. Bu kasılmalar belden kasıklara doğru vuran ve adet veya gaz sancısına benzeyen kasılmalardır.

Yapmanız gereken en önemli şey, sancılarınızın zamanını kaydetmenizdir. Örneğin; saat 14.30’da ilk sancınız geldi ve 5 saniye sürdü. Bir sonraki sancınız 15.00’te geldi ve 10 saniye sürdü. Yatıp dinlendiniz ve ardından iki saat boyunca hiç sancınız olmadı… Bu kriterler, yalancı doğum sancısı kriterleridir ve doğum öncesi dönemde sıklıkla karşılaşacağınız olaylardandır.

Doktorunuzla irtibata geçme zamanı

Normal doğumda gerçek doğum sancılarının sıklığı ve şiddeti artar. Örneğin; saat 11.00’de de ilk sancınız geldi ve 2-3 saniye sürdü. Ardından 12.00’de de tekrar sancınız oldu ve 6-8 saniye sürdü. Sancınızın şiddeti arttığı için uzandınız ve dinlenmeye karar verdiniz fakat 12.15’te  8-10 saniye süren sancınız  oldu. 12.30 da tekrar 8-10 saniyelik sancınız oldu. Sola döndünüz, yemek yediniz, dinlendiniz ama bir türlü geçmedi. Bu durumu doktorunuza bildiriniz ve sancı sıklıklarını da söylemeyi unutmayınız.

Doktorunuz veya ebeniz size hastaneye gitmeniz konusunda bilgi verecektir. Hastaneye giderken yapmanız gereken şey, doğum sırasında kimin yanınızda olmasını istiyorsanız o kişiyle irtibata geçmektir.

Su gelmesi: Bebeğin etrafını saran su kesesinin açılmasıyla amniyon sıvısını dışarı akması olayıdır. Doğum bazen sancılar hiç başlamadan, amniyon zarının yırtılması sonucunda suyun gelmesiyle de başlayabilmektedir. Amniyon sıvısı, rahim içindeki bebeğin beslenmesi yanında onu dış travmalardan ve enfeksiyonlardan koruyan önemli bir içeriktir. Yırtılması sonucu suyun gelmesi ile hem bebek hem de anne adayı enfeksiyonlara maruz kalabilecektir. Dolayısıyla bu durumun 24 saatten fazla devam etmesi istenen bir durum değildir.

Genellikle suyun gelmesinden sonra ilk 12 saat içinde sancılar kendiliğinden başlar. Bu süreç uzamasına rağmen doğum eylemi başlamıyorsa, bebek ve annede enfeksiyon riski arttığından dolayı doğumun suni sancıya başlatılması uygundur.  Çoğu anne su ile akıntıyı ayırt etmekte zorlanmaktadır. Arada kalırsanız eğer, vajinanızı kurulayın ve klozete oturup damla damla gelen bir ıslaklığın olup olmadığını kontrol edin. Su gelmesi durumunda kesilmeyen damla damla sıvı vardır. Akıntı ise bir anda gelir ve durur. Bebeğin kesesi açıldıktan 12-24 saat içinde eylemin kendiliğinden başlaması beklenir. Su gelmesi durumunda doktorunuza veya ebenize haber veriniz. Suyunuzun berrak veya hafif kanlı olması beklenmektedir; yeşil kahverengi veya kötü koku olduğunda mutlaka doktorunuza bilgi veriniz.

Hastaneye vardığınızda neler olacak?

Hastaneye gittiğinizde sizi doğum ekibi karşılayacak, kişisel bilgilerinizi alacak, damar yolunuzu açacak, yapılmadıysa kan tahlili için örnek alınacak ve ardından NST denen aletle çocuğunuzun kalp sesi ve sancılarınızın sıklığına bakılacaktır. Doğum olana kadar belirli sıklıklarla NST’de bebeğinizin sağlık durumu kontrol edilecektir. Vajinal tuşe dediğimiz olayla açıklığınıza bakılacak ve gerekli görüldüğü durumlarda onayınız alınarak epidural takılacaktır.

Epidural, ağrılarınızı daha az hissetmenizi sağlayacaktır. Buna rağmen, ağrı hissiniz daha az düzeyde de olsa hissedilecektir.  Amaç, tamamen ağrıyı gidermek değil ağrı hissini azaltmaktır. Çünkü ağrı sayesinde ıkınma hissiniz doğacaktır; ağrınızın olmaması ıkınmanızı da engelleyecektir.

Doğumun evreleri

I. Evre; rahim ağzında açılmaya neden olacak güçteki kasılmaların başlamasıyla rahim ağzının tam açılmasına yani 10 cm kadar geçen süreçtir. Bu evrede rahim ağzı açıklığının artması ile birlikte bebeğin başı da içeride bazı manevraları yaparak aşağıya inmektedir.

II. Evre; tam açılmış (10 cm) rahim ağzı durumundan, bebeğin tamamen doğmasına kadar geçen süreci ifade eder.

III. Evre; bebeğin tamamen doğmasından sonra plasenta ve eklerinin bütünüyle atılmasına kadar geçen süreçtir. Bu evre sonucunda doğum sonuçlanır.