Doğum sonrası lohusalık depresyon tipleri

Doğum sonrası lohusalık depresyon tipleri

Doğum sonrası depresyon, birçok annede ortaya çıkabilecek bir sorundur. Depresyonun farklı tipleri vardır:

1. Baby Blue Depresyonu-Lohusalık Hüznü

Bu depresyon tipi, hamile kadınların yüzde 10’unu etkiliyor ve doğum sonrasında gerçekleşiyor. Yeni doğum yapan kadınların 2/3’ü bu depresyonu yaşıyor çünkü ani hormon değişimleri yaşanıyor. Normal sınırda olan üzüntü, karamsarlık, mutsuzluk, zihin bulanıklığı, yorgunluk, bitkinlik, endişe hali, kolay ve sık ağlama, en yakınlarına sıkıca bağımlılık tablosu şeklinde ortaya çıkar. Doğumdan 2-3 gün sonra kendini belli edip, en fazla iki hafta sonra geçiyor. Annenin kendisine zaman ayırmaya çalışıp, sosyal destek alması gerekiyor. Eş ya da aile fertlerinden destek talep edebilir. Tahmin edebileceğimiz üzere, birçok kadın doğumdan sonra hafif üzgün ve kaygılı hisseder, ruh halinde değişimler gözlenir. Normalde bu belirtiler 7-10 gün sürüyor fakat depresyon ve psikozda 6 hafta içinde başlayıp 1-2 yıla kadar sürebiliyor.

Peki neden?

  • Biyolojik etkenler: Yükselen östrojen, tiroit bozuklukları.
  • Psikososyal etkenler: Hayatlarının kendilerinden çok, dış faktörler tarafından yönetildiğini düşünen anneler doğum sonrası depresyon yaşamaya daha yatkın. Gebeliğin bitmesiyle, anne fetusla olan yakınlığı da kaybediyor ve bunu sevilen birinin kaybıyla eşleştiriyor.

2. Postpartum Depresyon belirtileri

Doğumdan hemen sonra veya ilk 6 hafta içinde başlayan kaygılı, takıntılı, endişeli, tahammülsüz, ağlamaklı, mutsuz, umutsuz, çaresiz ve yalnız hissetme gibi duygularla karakterize olan bir duygu durum bozukluğudur. İştahsızlık ya da aşırı yeme, uykusuzluk ya da aşırı uykululuk, eve kapanma, bebek bakımını sağlayamama ve öz bakımda azalma gibi davranışsal belirtileri vardır. Doğum sonrası depresyonda, kendine veya bebeğe zarar vermeyle ilgili takıntılı düşünceler ve intihar görülebilir. Bu sorun, doğumdan hemen sonra başlayabildiği gibi, bir yıl içinde herhangi bir zaman diliminde de ortaya çıkabilir.

3.Doğum Sonrası Psikoz

Postpartum psikoz, doğum sonrası dönemde ortaya çıkan psikiyatrik bozuklukların en şiddetlilerindendir. Yüzde 0.1–0.2 oranında görülebilmektedir. Doğumdan sonraki 3–14. günlerde görülmekle birlikte yüzde 80’inde belirtiler ilk bir ay içinde ortaya çıkmaktadır. Doğum sonrası östrojen ve progesteron konsantrasyonlarındaki ani düşmenin postpartum psikoz nedeni olabileceği ileri sürülmüştür. Postpartum depresyona oranla intihar düşüncesi ve girişimi ön plandadır. Sıklıkla depresyon, halüsinasyonlar, hezeyanlar ve annede kendisine ya da bebeğine zarar verme düşünceleriyle belirli bir sendromdur. Bazı anneler bu dönemde, bu düşüncelerini eyleme dönüştürebilecekleri için dikkatli olunmalıdır. Klinik olarak hastalar yorgunluk, uykusuzluk ve dinlenememeden yakınırlar. Ağlama, duygusal oynaklık dönemleri olabilir. Daha sonra şüphecilik, kafa karışıklığı, organize olamama, mantıksız ifadeler ve bebeğin sağlığı ile ilgili obsesif düşünceler ortaya çıkabilir. Sanrılar, hastaların yaklaşık yüzde 50’sinde, halüsinasyon ise yüzde 25’inde görülür.

Postpartum depresyon ve postpartum psikoz farkı

Doğum sonrası depresyonun klinik tablosunda hüzün, mutsuzluk ve üzüntüyle birlikte annenin bebeği ile ilgili kaygıları, yetersizlik, suçluluk duyguları ön plandadır. Doğum sonrası psikozda ise hezeyanlar ve halüsinasyonlar hakimdir. Annenin kendisine ve bebeğine zarar verme düşünceleri olabilir. Her iki durumda da uzman desteği almak gereklidir.

Postpartum depresyona eşlik edebilen diğer bozukluklarsa şöyledir; 

Panik atak: Kişide ansızın gelişen büyük korku.

Obsesif Kompusif Bozukluk: Tekrarlanan takıntı-saplantı halinde gelmiş davranış ve düşünce döngüsüdür. Bu bozuklukta anne, bebeğin başına gelme ihtimali olan kötü senaryolar, felaketleştirmeye dayalı anksiyeteye neden olan düşünceler, bilişsel çarpıtmalardan etkileniyor.