Anne sütü ve özellikleri

Anne sütü ve özellikleri

Yılda milyonlarca çocuğun ölümünü önleyen, ekonomik, yan etkisi bulunmayan, ağızdan verilebilen ve soğuk zincire ihtiyaç göstermeyen bir aşı olsa, bu halk sağlığı yönünden hemen uygulanması gerekli ideal bir bağışıklama yöntemi olurdu. İşte anne sütü ile beslenme böyle bir bağışıklama yoludur. Soğuk zincir yerine sadece sıcak anne-bebek bağını gerektirir. Yaşamın ilk altı ayı boyunca yukarıdaki şartları bebeğe sağlamanın en kolay, ucuz ve sağlıklı yolu anne sütü ile beslemektir. Bebeklerin ihtiyacı olan kalori, protein, karbohidrat, yağ, vitamin, mineral içerik ve miktarı haftadan haftaya, aydan aya değişir. Bu değişime anne sütü mükemmel bir şekilde uyum sağlayabilir. Anne sütü değişim gösteren, evrilen ve yaşayan tek gıdadır. İlk altı ayda tek başına su dahil, hiçbir ek gıdaya ihtiyaç bırakmayan anne sütü, altıncı aydan sonra ek gıdalar başlansa da bebek için esas gıda olma özelliğini devam ettirir.

D ve K vitamini ihtiyacı vardır

İlk altı ayda anne sütü alan bebek için dışarıdan gereken tek takviyeler D ve K vitaminidir. Günlük 400 ünite D vitamini dışında başka takviyeye gerek yoktur. Klasik olarak iki yaşına kadar verilen D vitamini artık bütün çocukluk boyunca önerilmektedir. K vitamininse vücutta üretimi bağırsak bakteri popülasyonu oluştuktan sonra meydana gelir. Bu süre zarfında bebekleri kanama riskinden korumak için doğar doğmaz K vitamini enjeksiyonu yapılır. K vitamini, kanın pıhtılaşması için gereklidir.

Kolostrum: Doğumdan sonra ilk bir hafta boyunca salgılanan anne sütüne kolostrum denir. Bu süt, protein ve vitamin açısından zengindir. Bebeği enfeksiyonlara karşı koruyan antikorları içerir, böylece onu mikroplardan korur. İlk günler az üretilen bu süt, bebeğin emmesiyle her öğünde artış gösterir. Doyması için her iki göğüsten beslenmesi hem süt üretimin artmasını hem de bebeğin kolostrumdan en fazla şekilde faydalanmasını sağlayacaktır. İçerdiği beta karotenden dolayı sarımsı rengi olan kolostrumun yenidoğanın ilk günlerdeki gereksinimleri için büyük önemi vardır. Özellikle Ig A başta olmak üzere, antikor içeriği çok yüksektir ve bağırsak direncini artıran maddeler içerir.

Geçiş sütü: 7-15 günler arasında geçiş sütü salgılanır. Kolostrumun protein içeriği azalırken, karbohidrat ve yağ içeriği artarak, geçiş sütü haline gelir. Salgılanması 15’inci günden itibaren başlayan ve emzirme süresince devam eden süte ise olgun süt denir. Anne sütü, ilk altı ay boyunca bebeğin bütün ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde üretilir. Annenin beslenmesinin süt içeriğindeki bazı hayati besinler üzerine etkisi kısıtlıdır. Bununla birlikte eğer günlük beslenmenizin besinsel değeri düşükse bu durum hem süt kalitesini hem de kendi sağlığınızı olumsuz etkileyecektir.

Ön süt-son süt, formül sütten farklı olarak anne sütünün kalorisi ve içeriği değişkendir. Anne sütü haftalar içerisinde değişime uğrar. Sadece haftalar içinde değil bir emzirme esnasında da dakikalar içerisinde içeriği değişir. Emzirmenin başında şeker (laktoz) içeriği yüksekken, ki buna ön süt denir, emzirmenin sonlarında yağ içeriği artar ve buna da son süt denir. Bebeğin her iki süte de ihtiyacı vardır. Genel olarak 100 ml anne sütü 67-80 kalori, 1 gram protein, 3.5 gram yağ ve 7 gram karbonhidrat içerir. Beslenmenin başında anne sütü daha suludur ve bebeğin susuzluğunu giderir, emzirmeye devam ettikçe koyulaşır, yağdan zenginleşir ve diğer besin elemanları da artar. Emzirmenin sonunda yağ içeriği 2-3 kat artar ve kalorisi ön süte göre 7-10 kalori daha fazladır. Bu nedenle anne sütünden azami derecede faydalanması için bebeğinizin bir memeyi boşaltmasının sağlanması, ondan sonra diğerine geçmesi çok önemlidir.

İçeriği değişime uğruyor

İlk bir haftadan sonra bebeğin her emzirmede bir göğüsten doyması sağlanmalıdır; bunun için bir memeyi boşaltana kadar ya da kendiliğinden memeyi bırakana kadar aynı memede kalmalıdır. Her öğünde her iki memeden emzirilen bebekler, laktozdan zengin ön süt ile yüklenirken, özellikle sinir-damar sistemi için elzem olan yağlardan zengin, doyurucu son sütü alamamış olurlar. Ayrıca laktoz ile yüklenmesi sindirim problemine, gürültülü ve artmış bağırsak hareketlerine ve gaz sancılarına, kaka pH’ının asidik olmasına ve pişiklere yol açabilir. Anne sütünün üstünlükleri Anne sütü bebeğin gün, hafta ve ayına göre değişim gösterebilen tek gıdadır.

Anne sütünde kazein az, buna karşın whey proteini fazladır. Whey proteininin sindirimi kazeine göre daha kolaydır. Anne sütündeki bağırsaktan demir emilimini kolaylaştıran yardımcı faktörler de vardır, bu diğer süt ve mamalardaki aynı miktarda demirden daha fazla faydalanmayı sağlar. Anne sütündeki demir emilim oranı yüzde 50’yken, bu oran diğer sütlerde yüzde 10 civarındadır. Büyüme ve gelişim için önemli bir mineral olan çinkonun emilimi de anne sütünde daha yüksektir. Esansiyel yağ asitlerinden (vücutta sentezi yapılamayan, dışarıdan almak zorunda olduğumuz) daha zengindir. Annenin balıktan zengin beslenmesi ile bu oranlar daha yüksek seviyeye ulaşır. İçerdiği protein ve mineral konsantrasyonu (böbrekten atılmak zorunda olan solid yük) inek sütüne göre daha düşüktür, bu tam olgun olmayan bebek böbreğini koruyan bir durumdur. Formül sütlerdeki solid yük de anne sütüne göre ayarlanmıştır. Emzirme devam ettikçe, yağ içeriğinin artması bebekte doygunluk yaratarak onu obeziteye karşı korur.

Anne sütü alerjen değildir

Anne sütünde laktoz oranı yüksektir, bu kalsiyum emilimini artırırken, beyin gelişimi için gerekli ana moleküllerin sağlanmasını kolaylaştırır. Ayrıca laktoz sağlıklı bir bağırsak florasının (laktobasiller) oluşmasını sağlar. Anne sütünde sindirimi kolaylaştıran enzimler vardır. Bu, hiçbir gıdada olamayacak bir üstünlüktür. A ve C vitamini daha yüksektir. Beta laktoglobulin içermediği için alerjen değildir. Diğer besinlere bağlı oluşabilecek alerjik reaksiyonları baskılar. Ig A ve başka anti-enfektif faktörler içerir.

Tek başına anne sütü: Tek başına anne sütüyle beslenmenin devam etmesi için annenin stres ve kaygılardan uzak olması, emzirme esnasında huzurlu bir ortamda, doğru teknikle bebeğini emzirmesi ve yeterince dinlenmesi gerekmektedir. Emzirme seansları anne ve bebeğin huzur bulduğu anlar olmalıdır. Annenin kendine güvenmesi ve inanması işlerin yoluna girmesini kolaylaştıracaktır. Her emzirme seansı bebek ile anneyi birbirine bağlayan bir paylaşım olacaktır. İlk günler emzirme zor olabilir. İlerleyen günlerde bebek de, siz de birer usta olacaksınız.

Anne sütü ile beslenen bebekler; daha az hasta olurlar, enfeksiyonları daha kolay atlatırlar. İshal, zatürre ve orta kulak iltihabi daha az görülür. Alerji gelişme riski çocukluk ve erişkin döneminde azalır. Ek gıdalara geçişte alerji görülme sıklığı azdır. Çocukluk ve erişkin dönemde diyabet ile obezite riski daha azdır. Kalp damar hastalıkları, hipertansiyon daha görülür. Gaz sancıları azalır. Anne bebek bağı (bonding) daha hızlı gelişir, Zihinsel ve motor gelişimi, matematik puanları daha yüksek olur. Özgüveni yüksek birey haline gelir, sosyal ve akademik başarıları artar.