Hamilelerin ramazanda oruç tutması mümkün mü?

Hamilelerin ramazanda oruç tutması mümkün mü?

Hamile kadınların ramazan yaklaşırken akıllarına gelen ilk soru, ‘Acaba oruç tutabilir miyim?’ oluyor. Aslında bu sorunun kesin bir cevabı yok. Bu konuda yürütülen çalışmalar var ancak hem sayıları fazla değil hem de çok kesin sonuçları yok. Tamamen sağlıklı, herhangi bir sağlık riski bulunmayan ve hamileliğinde sorun yaşamayanların oruç tutmasının hem anne hem de bebek açısından zararlı olmayabileceği yönünde çalışmaların yanında; az da olsa bebeğin düşük doğum ağırlığı ile dünyaya gelebileceğini veya ileride öğrenme ve okul başarısında sorunlarla karşılaşabileceğini gösteren araştırmalar da mevcut.

Bilimsel çalışmalar ne diyor?

Bazı çalışmalarda, ramazan döneminde oruç tutan annelerin bebeklerinde, kilo ve büyüme hızında bir değişiklik görülmemişken; bazı araştırmalarda ise özellikle gebeliğin ilk üç ayında tutulan oruç nedeniyle, bebeklerde düşük doğum ağırlığı görülme oranının 1.5 kat daha fazla olduğu ortaya konmuştur. Hamilelik sırasında oruç tutmanın erken doğuma yol açabileceğini ileri süren yayınlar olsa da, bu yönde bir bulguya rastlanmadığını bildiren yayınlar da mevcuttur. İlk aylarda artan gebelik hormonu etkisiyle bulantı ve kusma şikayetleri daha fazladır. Kusma sıksa, elektrolit kaybına yol açarak halsizliğe neden olur. Oruç, özellikle ilk aylarda yaşanan bu durumu daha da artırabilir. Mide boş kaldığı için bulantı ve kusmalarda artma görülür. Gebeliğin nispeten daha rahat geçen dönemi, ikinci trimester dediğimiz 3-6 aylık gebelik sürecidir. Bu dönemde oruç daha rahat tutulabilir. Gebelikte beslenme şekli az az ve sık sık olarak planlanmaktadır. Oruç tutulması durumunda bu prensibe uyulamayacak ve öğün sayısı genelde 2-3 ile kısıtlı kalacaktır. Normalde açlığa uzun süre dayanılabilirken gebelikte maalesef bu süre çok daha kısadır. Öğün azalması; kanda düşük şeker seviyelerine, düşük şeker seviyesi de yağ hücrelerinin yıkımına, bu da kanda keton cisimciklerinin artmasına neden olacaktır. Normal gebelikte insüline direnç de söz konusudur. Bu durum da yağ hücrelerinin yıkımına ve ketonemi dediğimiz durumun artmasına neden olur ve bunun hem anne hem de bebek için kısa ve uzun vadede bazı yan etkilerden söz edilmektedir. Susuz kalmaya bağlı olarak annenin vücudundaki su dengesi bozulur ve idrar çıkışında azalma ortaya çıkar. Bebeğe giden kan akımında azalma, dolaylı olarak bebeğin içinde bulunduğu sıvıda miktar azalma ve bebek hareketlerinde azalmayla karşılaşılabilir. 

Oruç tutulması halinde ortaya çıkabilecek sorunlar

Anne adayı, uzun süreli açlık-susuzluk gibi durumlara karşı, bebeği korumaya yönelik bazı savunmalar geliştirir. Kan dolaşımını bebek lehine kullanmaya çalışır. Böylece gebede halsizlik, bitkinlik, baygınlık hissi, tansiyon düşmesi, baş ağrısı, bulantı ve kusma görülebilir. Bu alarm durumu genelde dokuz saati geçen açlık durumunda oluşur. Dokuz saatten daha kısa açlık ve susuzluk, altta yatan başka bir hastalık yoksa vücut tarafından tolere edebilir. Bilinen bir hastalığı bulunan (böbrek rahatsızlığı, diyabet, gebelik tansiyonu) anne adaylarında ise vücut daha da zorlanır. Hem gebe hem de bebekte ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Sadece gebelik değil emzirme döneminde de annelerin ilk aylarda beslenmelerine dikkat etmeleri ve özellikle bol sıvı almaları önemlidir. Genel olarak, emzirme döneminde, çok az gıda alıp, kilo veren annelerde sütün içeriği ve özellikle yağ oranı değişmekte ama miktarı etkilenmemektedir. Gerekli yağ, annedeki depolardan çekilerek süt yapımı normal miktarda devam ettirilir. Annenin emzirme döneminde, oruçluyken kötü hissettiğindeki belirtileri, hamilelik dönemindekiyle aynıdır ve anne dayanamıyorsa yani halsizlik gibi sorunlar yaşıyorsa, orucu tutmamasında fayda vardır.

Eğer oruç tutmaya karar verirseniz…

Genel sağlığınız ideal koşullarda ise ve mutlaka oruç tutmak istiyorsanız, bazı noktalara dikkat etmelisiniz. Bunlardan belki de en önemlileri, gebeliğin hangi döneminde olduğunuz ve sahurdan iftara kadar geçen sürenin ne kadar uzun olduğudur. Çünkü ilk ve son üç aylık dönemler oruç için en zor zamanlardır. Ayrıca yaz aylarına denk gelen ramazanda aç kalınan sürenin çok uzun olması da komplikasyon gelişme ihtimalini artıracaktır. Oruç tutmaya karar vermeden önce mutlaka gebeliğinizi takip eden doktorunuz ile görüşüp fikrini almanızda yarar var. Özellikle kronik bir hastalığınız (Diyabet, tansiyon), kilo sorununuz, yeterli beslenmeyle ilgili eksikliğiniz, ilaç alma zorunluluğunuz ve kansızlık şikayetleriniz varsa, oruç tutmanız önerilmeyebilir.

Mutlaka doktorunuzu görmeniz gereken durumlar

• Yeterli kilo artışınız yoksa, kilo kaybı varsa

• Aşırı susuzluk hissediyorsanız

• İdrara çıkışlarınız azaldı, idrar renginiz koyulaştı ve kötü kokmaya başladıysa

• Baş ağrısı olursa

• Ateş yükselirse

• Bulantı ve kusma olursa

• Bebek hareketlerinde azalma hissederseniz

• Rahimde adet sancısına benzer kasılmalar olursa

• Baş dönmesi, aşırı yorgunluk, baygınlık, yer ve zaman kavramında karmaşıklık ortaya çıkarsa

Bunlara dikkat etmelisiniz

• Sahura kalkmayı ihmal etmeyin

• İftar ile sahur arasında 1.5-2 litre sıvı almaya özem gösterin

• Kafeinli içeceklerden uzak durun

• Yavaş enerji salan tam tahıl ürünlerini ve kuru meyveleri tercih edin

• Kan şekerinizi hızla yükseltip, sonra da düşüren şekerli gıdalardan uzak durun

• Yağlı yiyecekleri tüketmeyin

• Kuru baklagiller, kuruyemiş, et ve yumurta yiyerek, bebeğinizin ihtiyacı olan proteini sağlamaya özen gösterin

T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu’nun hamilelikte oruç tutma ile ilgili verdiği bilgi aslında son derece açıktır: “Ramazan orucunu tutmamak için geçerli mazeretlerden biri de gebelik veya çocuk emzirmektir. Gebe veya emzikli kadınlar, kendilerine yahut çocuklarına bir zarar gelmesinden korkmaları halinde oruç tutmayabilirler. Bunlar bir yönüyle hasta hükmünde oldukları gibi, onlara bu ruhsatı tanıyan hadisler de bulunmaktadır. Kendisi dayanabilecek ve çocuk da etkilenmeyecek ise hamile ve çocuk emziren anne oruç tutabilir. Bu konuda alanında uzman bir hekime danışılması uygun olur. Hamilelik ve çocuk emzirme gibi meşru sebeplerle oruç tutamayanlar, tutamadıkları bu oruçlarını şartların elverişli olduğu başka zamanlarda kaza ederler.” Hem hamilelikte hem de emzirme döneminde vücudunuz tolere edebiliyor ve herhangi bir sıkıntı yaşamıyorsanız, doktorunuzun onayıyla oruç tutabilirsiniz. Karar tamamen size ait ama bu ibadeti kaza edebilme fırsatınız varken; uzun süren açlık dönemlerinde oruç tutulmaması bilimsel açıdan da uygundur.